Tuşba* Notları

Bir yiğit vardı gömdüler karşı kıyıya diye başlıyordu her şey
O mısralarda ki harflere tutunan yiğitler vardı.
Destansı hayatlarından kesitler gösterdiler yaşlı gözlerimize
Hizmetin doğusu batısı yoktu onlar için
Elde cevşen,
Dışarı da taş yağmuru
dışarı da küfür ve tehdit.
İçerde üfül üfül hizmet, canım çıksın hizmet.
Ahh 17 nolu sokak, taifi hatırlatıyorsun bana
Hizmet etmek küfür kokan ağızlara sabretme veya
taş yemeye mi gebe yoksa?
Hz Ali'ye Hz Ebu bekir'in dediği gibi
"Ya Ali sen o zaman küçüktün
Biz dışarı çıktığımızda içeri girmemizin
İçeri girdiğimizde ise dışarı çıkabilmemizin garantisi yoktu
Bıçaklar gayzla bileniyordu bizim için".

Öğrencileriydi tek tesellileri.

Yine taşlı bir günün sonu

kırılan camları temizlerken,

taş şeklinde ki not:

“Hocam ne olur bizi bırakmayın” diyordu.

tekrar karanlığa mahkum olmak istemiyoruz”.


Bir zade sıyrılıp geliyor 

aralarından küçücük ellerini uzatıp

“abi hoş gelmişsiniz Safalar getirmişsiniz” diyor.

Kaça gidiyorsun?

“orta sona abi”

Hep geliyor musun etüt merkezine?

“8 senedir diyor!”

İçim parçalanıyor

Gözlerim doluyor,

benim o kadar olmadı ey zade diyemiyorum.

 

Bir de batıdan oraya giden gurbet erleri var.
Akşam 5 de işinden gücünden gelip,
hanımına çocuğuna vakit ayıramadan her akşam programa giden yiğitler.
Yıllardır orda hizmet edip Şubat tatilinde bile memleket yüzü görmeyen
bayramdı ramazandı sıla-ı rahim’e fırsat bulamayan yiğitler.
Çocukları vardı onların o mis çocukları,
Dede diye bildikleri okyanus ötesi,
kucağına oturamadıkları,
ama videolar da, ses kayıtlarında sesini duydukları hoca dede.
Amca diye bildikleri ise esnaf amca.

Bizden bir de ricası var

Ne olur ya gelseniz sizde buralara, buralarda yaşasanız ya.!

E hey bre mübarek zade nerde bizde o yürek nerde bizde o tevekkül.
Biz ki tatili iple çeken,
Evde rahatça uzanacağımız bir akşamın fırsatını kollayan,
Araba, ev gibi dertleri olan.
Bizler anca sizin dualarınıza talip gedanız oluruz.

Bir bilseniz ne kadar muhtacız sizin yiğitliğinize.

 

Ferhat tı, Servet ti, Mehmet ti, Abdul Reşit ti,
Bu yola baş koyan yiğitlerdi onlar.
Bize hizmeti nedir gösteren, ahesterevlik yapmayan
tembellik ve tenperverlikten uzak.
Acaba biz de aynı yiğitliği gösterebilecek miyiz onlar gibi
Rabbim onlar gibi eylesin bizi.
Van denizindeki dalgalar sayısınca arttırsın onları


Onlar dünyalarını Cennetlere çevirmişler çoktan
Ağızlar diller mahrum kalmasın onlar için duadan.

14/Mart 2011

 

* Urartu dilinde "Çok güneş gören" demek. Van ilimiz.