Medine'nin Gülü     

Andım yine Sen’i her şey yâdımdan silindi,

Hayâlin gönlümün tepelerinde gezindi;

Bu bir serâp olsa da hafakanlarım dindi..

Andım yine Sen’i her şey yâdımdan silindi.

 

Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam,

Rûhlar gibi yükselip de ufkunda dolaşsam;

Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam..

Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam.

 

Bir bilsem, vuslata ne zaman ferman gelecek?.

Yoksa bu yanan gönlüm durmadan inleyecek;

İnleyip en taze hislerle hep bekleyecek..

Bir bilsem, vuslata ne zaman ferman gelecek?.

 

Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından,

Ne olur Sana ulaşmam için kanadından;

Bana bir tüy ver, pervaz edeyim hep ardından..

Kalbim bir güvercin gibi titrerken adından.

 

Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül;

Gel o bayıltan renklerinle gönlüme dökül!

Vaktidir, ağlayan gözlerimin içine gül!.

Ey kupkuru çölleri Cennet’e çeviren Gül!

 

Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım,

Bir kor saç içime ocaklar gibi yanayım;

Sen’siz geçen bu acı rüyâdan kurtulayım..

Mecnûn gibi arkanda koşan kulun olayım..

 

Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta,

Rûhuma sisli-dumanlı bir kasvet yaymakta;

Göster çehreni ki, güneş gurûba kaymakta..

Aklım uzakta kaldığı günleri saymakta...

 

Son demde hiç olmazsa gurûbum tulû olsun,

Gönlüm ufkunun en taze renkleriyle dolsun;

Her yanda tamburlar çalınsın; neyler duyulsun..

Ne olur, hiç olmazsa gurûbum tulû olsun..!


M.F.Gülen    

19.05.2006